SON DAKİKA
Tümü

Foto Haber

Anasayfa / Foto Haber / Barzani’de Bir Haham!..

Barzani’de Bir Haham!..

1 Mayıs 2020 / Cuma 00:53
Barzan, haham, sallum...

Kuzey Irak’taki Nakşibendi tarikatının kurucusu Mevlana Halidi Bağdadi’nin Anadolu halifesi Seyit Taha idi.Halidi Bağdadi’nin bir de Kuzey Irak’ta büyük bir halifesi vardı; Şeyh Abdusselam Barzani. Halid-Taha-Abdusselam bir üçlüdür; en büyükleri Şeyh Halid, sonra gelenleri de Taha ve Abdusselam’dır. Bugünü anlayabilmek için izini sürdüğümüz şahsiyetlere bu Şeyh Abdusselam’ı da ekleyelim, onu tanımamız gerekiyor, bu amaçla Kuzey Irak’a bir uzanmamız gerekiyor…

MERKEZ ÜSSÜ BARZAN
Barzan, Musul vilayetine bağlı bir köydü. 1895 tarihli salnameye göre Musul vilayeti üç sancağa ayrılmıştı; Musul, Kerkük ve Süleymaniye. Musul’un yedi kazası vardı; merkez, İmadiye, Akra, Zibar, Duhok, Zaho ve Sincar. Kerkük’e ise beş kaza bağlıydı; merkez, Revanduz, Salahiye, Köysancak ve Raniye. Süleymaniye’nin de beş kazası sayılmıştı; merkez, Baziyan, Merge(Mergesor olmalı), Şehr-i Pazar ve Gülanber” .

OSMANLI TARİHİNDE ÇIKIŞI 1909
Tarihçi Ahmet Uçar, Barzan’a 1909’da ulaşıyor ve şöyle tarif ediyor; ‘Kuzey Irak’ın Hakkâri’ye yakın uç noktalarından birinde, dağlık bir arazide kurulan Barzan Köyü, çevre köylere hâkim bir noktada bulunmakta, Musul vilâyetine bağlı ‘Zibar’ nahiyesinin de merkezini teşkil etmekteydi. Osmanlı Arşivi belgelerine göre, 1909’da, yine Barzan merkez olmak üzere üçüncü sınıf bir kazaya dönüştürülmüştü. Bu kaza ve çevresinde Barzan, Zibar, Beçil ve Fakih Abdurrahman aşiretleri de vardı. Çoğu kez de birbirleriyle ‘aşiret kavgası’ yapıyorlardı. Meşhur Kürt tarihçilerinden Mehmed Emin Zeki’ye göre, ‘1931’de Barzan aşireti 2750 haneydi’.

Mesud Barzani de kendi köyünü şöyle anlatıyor; ‘Barzan, Erbil vilayetine bağlı olarak Irak Kürdistanı’nın kuzeyinin en uç noktasında yer alır. Bölgenin merkezi Mergesor kazasıdır. Kaza üç nahiyeden oluşur; Mergesor, Barzan ve Şirvan. 400 köyden oluşan bölge halkı tarım ve hayvancılıkla uğraşmaktadır.’

İKİ BARZAN VAR ‘BİRİ YAHUDİ DİĞERİ KÜRT’
Altmışlı yılların sonlarında yapılan nüfus sayımına göre bölgenin nüfusu 35-40 bin civarına ulaşmıştı. Bölge dağınık ve engebeliydi. Ulaşım güçlükle yapılıyordu. Bölgeyi batıdan Zape Mezin (Büyük Zap) nehri bölüyor ve Barzan köyünün güneyinden geçiyordu. Ancak araştırmacılar ‘iki Barzan’dan bahsediyor; Yahudi Barzan, Kürt Barzan. Yahudi Barzani’nin ortaya çıkışı 16 ve 17’nci yüzyılda, ki aynı zamanda Barzan coğrafyasındaki Baban, Soran ve Botan beylerinin en güçlü olduğu dönem. Kürt Barzan ise Osmanlı Devleti’nin dağılma sürecinde yani 19’nci yüzyıl ve sonrasında ortaya çıktığı anlatılıyor ki, bu da beyliklerin yıkılıp yerini Halid-i Nakşibendi şeyhlerinin aldığı bir dönem yani Şeyh Ubeydullah’ın dönemi…

IRAK KUZEYİNDE İSRAİLOĞULLARI

Yahudi Barzan’ın kaynağı şöyle gösteriliyor; ‘Kürt Yahudileri ile Kürt dilini ve kültürünü benimsemiş, tarih boyunca Kürdistan olarak tabir edilen Kuzey Irak ve Mezopotamya bölgesi sınırları içerisinde var olmuş, daha sonraki yüzyıllarda İslam dinine geçmiş ve İsrail kurulduktan sonraki süreçte Kuzey Irak’tan İsrail’e göç eden Yahudiler kastedilmektedir. Kürt Yahudileri, kökenleri itibariyle Kürt değil, İsrailoğullarının İbrani kavmindendirler.’

TARİHÇİ AHMET UÇAR
Tarihçi Ahmet Uçar da Yahudi Barzan’a ulaşmış. ABD’nde görevli Prof. Yona Sabar’ın araştırma sonuçlarına bakarak Barzan’ın Yahudi kimliği üzerine önemli açıklamaları yapıyor; ‘Kuzey Irak’ta asırlardır ‘Tat’ diyalekti ile konuşan, ticaret ve küçük zenaatlarla uğraşan, birçok kasaba ve köyde sayıları az da olsa bulunan Yahudilere rastlanmakta idi. Kürtçe konuşan Yahudilerle ilgili ilk ciddi çalışmaları, kendisi de Kürtçe konuşan bir Yahudi olan Kaliforniya Üniversitesi İbrani Dili Profesörü Yona Sabar yapmıştı. Sabar, Tudelali Benjamin ve Haham David’in seyahatnamelerine dayanarak Kürtçe konuşan Yahudilerin tarihi ve etimolojik geçmişleri hakkında bilgi vermişti. Sabar’a göre, Kuzey Irak’ta on ikinci yüzyıl ve sonrasında zaman zaman İbn Duği, David Al-roy ve Menahem gibi Yahudi önderlerin öncülük ettiği ve onların Mesih (kurtarıcı) ilan edildiği Yahudi isyanları görülmüştü’.

Sabar’ın iddiasına göre bölge Yahudileri daha çok yoksullar arasında yer alırken, özellikle ünlü Barzani ailesinden gelen hahamlar Kürdistan’ın birçok yerinde dini çalışmalar ve eğitim için merkezler kurmuşlardı. Bu dini merkezler, Mısır ve Filistin gibi uzak yerlerden bile öğrenci kabul ediyorlardı. Sabar, bu ailenin daha sonra ne zaman Müslüman olduğu konusu üzerinde durmuyordu.

TARİHİ BABİL’E DAYANAN BARZAN

Dr. Sinan Marufoğlu’nun bilimsel ve akademik çalışma sonuçları da Barzan’ın Yahudi kimliği tezini destekliyor. Buna göre, Yahudilerin Barzan coğrafyasına gelişinin tarihi çok eskiydi. MÖ. 7’nci yüzyılın sonu ve 6’ncı yüzyıla dayanıyordu. Babil Kralı Nabukadnassar tarafından Filistin topraklarında bulunan İsrail halkı esir alınmış ve bu esirlerin Irak(Babil) topraklarına sürülmesi üzerine, Barzan coğrafyasına Yahudilik girmişti. Bölgede bulunan Yahudi toplumun büyük bir kısmı, Musul, Kerkük, Erbil ve Süleymaniye gibi şehirlerin merkezlerine yerleşmişti. 1881-83 yıllarında yapılan nüfus sayımına göre, Musul ve Şehrizor(Kerkük) vilayetlerinde toplam 4.286 nüfuslu bir Yahudi topluluğu bulunuyordu

HAHAM SALLUM BARZANİ
1855 yılındaki bir Osmanlı belgesi bir adım öteye geçerek, Musul’da yaşayan bir Yahudi Haham Barzani’nin kimliğini açığa çıkarıyor; ‘Kürtlerin Yahudi Hamamlarından, Musul’da bulunan ‘Haham Salum Barzan’ 1855 senesinde, bir Müslüman’a hakaret etmesi üzerine açılan hukuki dava sonucu, adı geçen Kürt Haham’ın önce Dersaadet’e oradan da Selanik’e uzaklaştırılmasına karar verilmiş ise de…’

Yahudi Haham Salum Barzan’ın varlığı ile Halid-i Nakşi Şeyhi 1’nci Abdusselam Barzani’nin Barzan’da hüküm sürdüğü yıllar birbiriyle örtüşüyor. Burada geçen Haham Salum Barzan ile Barzaniler ve köyü Barzan arasında bir bağ var mıydı, sorusunun cevabına bu izler takip edilerek kolayca ulaşılabilir…

Erdal Sarızeybek

Etiketler:, ,
POPÜLER HABER
POPÜLER GALERİ
POPÜLER HABER