SON DAKİKA
Tümü

Gündem

Anasayfa / Gündem / 15 TEMMUZ ŞOKU!.. GÖZ GÖRE GÖRE TÜRK ORDUSUNU VURDULAR!..

15 TEMMUZ ŞOKU!.. GÖZ GÖRE GÖRE TÜRK ORDUSUNU VURDULAR!..

1 Ocak 2018 / Pazartesi 19:21
Durum bu.

GÖZ GÖRE GÖRE TÜRK ORDUSUNU VURDULAR

Kod Ergenekon kumpasıyla başlayan bu aklı zorlayan süreç ve bu kin ve garez, bugün Türk Ordusunun yerli ve yabancı işbirlikçiler eliyle düşürüldüğü durumlara bakılarak daha iyi anlaşılabilir…

ÖNCE ETÖ DEDİLER

Önce Ergenekon deyip Türk Milletinin yaratılış destanının adını adli bir soruşturmaya kod adı verdiler. Oysaki yasal olarak soruşturmalara kod adı verilemezdi ama yaptılar.

Sonra ETÖ deyip Türk Ordusunun komutanlarını, subay ve askerlerine kadar gözaltına aldılar, yaka paça hapse attılar.

EKRAN EKRAN İZLETTİRDİLER

Ekran ekran bu görüntüleri canlı yayınlarla Türk Milletine izlettirdiler. Hatırlarsanız aynı şeyi PKK terör örgütü tarafından kaçırılan askerlerimize de yapmışlardı; 21 Ekim 2007’deki Dağlıca çatışmasında kaçırılan askerleri hem PKK ininde hem de bir siyasi parti eliyle Türkiye’ye geri getirilişlerinde yine ekran ekran görüntülerini yayınlayıp bize seyrettirmişlerdi.

AŞAĞILADILAR

Tabi bu noktada iş artık bir adli soruşturmanın ya da bir çatışmanın çok ötesine geçiyor, bir kin bir öfke bir intikam saikiyle hareket edilmiş olduğu da açık görülebiliyor. Hatırlayalım Cizre’deki teröristlerin üzerine giydikleri yeleklerin üstüne yazılmış intikam timi laflarını… Hatırlayalım 1915 Van isyanındaki Ermenilerin başlarına girdiği şapkalardaki intikam yazılı lafları… Burada fazla söze gerek yok, mesele açık, hepsi yaşandı; Türk Ordusunu ve Mehmetçiği Türk Milleti gözünde aşağılamaya kalkıştılar. Bunda da ne denli başarılı oldular, karar sizin…

Derken yargılamaya geldi iş…

Sağdan baktılar olmadı, soldan baktılar olmadı, iddia ettikleri hiçbir suçu kanıtlayamadılar, serbest bırakmak zorunda kaldılar.

AMA NE OLDU SONUNDA?

Türk Ordusu sırtından hançerlendi, ağır yara aldı. İtibar kaybına uğradı. Ordumuzun en güçlü yanlarından biri olan Emir komuta ilişkisi zedelendi.

Hepsini geçelim, bir yanlışlıktır diyelim, geldi geçti bitti diyelim ama hala bitmedi ki!..

Ordumuzun yaralarını sarmasına fırsat dahi verilmedi ki!

KOD ETÖ BİTTİ KOD FETÖ BAŞLADI

Kod Ergenekon bitti derken, şimdi Türkiye Fettullah Gülen’in başı çektiği ihanet kalkışmasını yaşıyor. Soruşturma başlatıldı, yine kod adı verildi: FETÖ.

Önceden de Kod Ergenekon’a ETÖ diyorlardı, şimdi Kod FETÖ geldi ama hedef yine Türk ordusu oldu, bu kez yanında da Türk Milleti…

PEKİ, BU KOD ERGENEKON NEDEN TUTMAMIŞTI?

Bir çuval açtılar, içine ta Cumhuriyetin kuruluşundan bugüne ne kadar faili meçhul cinayet, ne kadar çözülmemiş suikast, dağda taşta ne kadar kemik -kimi büyük harplerden kalan kimi de teröristlerden kalan- ne kadar başıboş silah ve cephane varsa doldurdular…

Ve başladılar Türk Ordusunu soruşturmaya…

NE YAPTILARSA BOŞ ÇIKTI

Askeri kışlaları aradılar, boş; teröristleri getirip gizli tanık yaptılar, boş; telefonları dinlediler, banka hesapları didik didik ettiler, her bir askerin neredeyse yedi ceddini araştırdılar hatta kozmik odaya bile girdiler ama nafile, ordu içinde silahlı bir terör örgütü olduğunu kanıtlayamadılar.

Dağda kemik buldular, ölüm kuyusu dediler ama bu insan kemiklerinin çatışmalarda vurulmuş teröristlere ait olabileceğini hiç dikkate almadılar.

Araziye gömülü mermi buldular, ‘bu askerin dediler’ ama 90’lı yıllarda asker-polis arasında ciddi oranda ve belgesiz takviye amaçlı mühimmatların el değiştirmiş olabileceğini hiç düşünmediler.

İstanbul’da yapılan asayiş toplantısındaki ‘İç Güvenlik Planı uygulamasına ‘balyoz, darbe’ dediler ama bu planın yasal olduğunu ve gelişmiş her ülkede de halen uygulanmakta olduğu gerçeğini gizlediler.

Buna karşılık…

BU OHAL PKK’YI HİÇ VURMADI

Gerçek teröristlerin Şemdinli’nin hemen güneydeki Avaşin, Zap, Basyan ve Hakurk gibi terör inlerine Türk Ordusunun harekat yapmasını engellediler.

Katil teröristlerin kimliği, yeri belli olmasına rağmen bugün Avrupa’ya rest çekenler o gün rest çekip bu katillerin getirilerek yargılanmasını sağlamadılar, aksine üç teröristin ölüsü üzerinden Diyarbakır meydanlarına yüzbinlerce insan getirilerek terör propagandası yapılmasına gözyumdular.

Askerimizi polisimizi ve masum insanlarımızı şehit eden katil merminin parası İsviçre’den geliyordu, bankası da belliydi ama ‘kara para’ diyerek elkoyma yoluna gitmediler.

Benim için en acısı…

74 ASKERİMİZİN KATİLİNİ ARAYAN YOK

Görev yaptığım Şemdinli’de 74 askerimizi katleden terörist Osman Öcalan’ı ekranlara çıkardılar, sanki bir devlet adamı gibiymiş gibi konuşturdular ama kimsenin aklına gelmedi ki bu Öcalan asker katiliydi, yakalanıp yargılaması gerekiyordu ama harekete geçen olmadı.

Bir tutuklama müzekkeresi dahi çıkarmadılar, aramadılar, hala da serbest bu katil, izin verilirse geri dönecekmiş, Şanlıurfa’ya belediye Başkanı olmak istiyormuş…

Ama onlar tüm bunlar yapılırken…

SONUNDA MİLLET FARKINA VARDI

Tüm bu yaşanılanlar karşısında aklı hür vicdanı hür Türk Milleti yavaş yavaş bu soruşturmada bir şeyler döndüğünü hissetmeye başladı. En azından kamu vicdanı rahatsız olmaya başladı.

Ve bu millet bu vakaların kendi Türk Ordusuna başına kasten getirildiğini ve iddia edilen suçları ordusunun işlemediğini anlamaya, bir adım da öteye giderek Türk Ordusuna kumpas kurulduğunu kavramaya başlayınca…

Önce askerleri serbest bıraktılar.

Sonra tazminat ödediler.

Derken kumpas mağdurlarını ekran ekran çıkarıp konuşturdular, yani ‘bir yanlışlık oldu, bak düzeltmeye çalışıyoruz, biz de kötü niyet yok’ demeye getirdiler işi ama tutmadı.

Türk Ordusu yaralıydı…

Bu yarayı tedavi etmenin ilk yolu, kumpasa düşürülmüş general ve kurmay subayların bir üst rütbeyle öncekinden daha kritik görevleri getirilmesi gerekiyordu ki, ordu da millet de bunun bir itibar iadesi olduğu görsün, ordumuz eski emir komuta gücüne kavuşabilsin!

Ama yapmadılar…

TÜRK ORDUSUNUN YARASINI SARMASINA DAHİ İZİN VERMEDİLER

Sayısı iki elin parmakları kadar albay belki geri döndü, bunların için bir iki general yapıldı ama asıl komuta kadrosu geri dönemedi, emekliye ayrıldı. Oysaki yıllarca yetim hakkıyla özenle beslenmiş, eğitilmiş büyütülmüş Türk Subayı, Türk askeri yine de haksızlığı sineye çekip belki eski ‘görevime dönebilirim’ umudu taşımaya başlamıştı ama buna izin vermediler. Saymayın biri ikiyi üçü, büyük çoğunluğu emekliye ayrılıp köşesine çekildi, yüreği acı dolu bizler gibi ülkede bugün olup bitenleri kendi köşesinden izlemeye başladı hala da izliyorlar…

İşte kod Ergenekon bundan tutmadı; Türk Ordusu içinde silahlı bir çete bir terör örgütü olduğunu kanıtlayamadılar da ondan!

Şimdi çıkıp bize ‘bu bir kumpastı’ diyorlar… Bu ne vicdansızlık, bu ne gaflet! Bu kumpas gizli yapılmadı ki!

HERKES HER ŞEYİ BİLİYORDU

Her şey ortadaydı, Zekeriya Öz’ün Türk Ordusu’na kumpas kurmaya çalıştığını ben ekranlardan açık açık söylemiştim ta 2008’te. Hatta NTV’de Oğuz Haksever şaşırmış, canlı yayın reklamlarla kesilmiş, benim de kamuoyuna gerçeği açık açık anlatmama izin dahi verilmemişti ama olsun, yine de kimse duymamış mıydı ki bu haykırışları!

Dedim ya millet gerçeği görmeye başlayınca, kumpas da böyle açığa çıktı.

Gerçi bunları sonra konuşacağız ama şu anda konu açılmışken insan –yürek hala yaralı olduğu için- bir şeyler söylemeden edemiyor…

KOD FETÖ

Şimdi bugüne bakıyorum; Kod Fetö soruşturması var, yerli ve yabancı işbirlikçiler eliyle yapılmış bir darbe teşebbüsü soruşturması var…

Gerçekten de Cumhurbaşkanı sayın Erdoğan’ın bu Fetö hakkında söyledikleri az bile; yakın Türk tarihinin en ağır en sinsi en kalleş kalkışması bu!..

Daha da ileri giderek söyleyeyim Türk tarihinde böylesi bir ihanet hiç görülmedi; hem devleti vurdular, hem milleti vurdular hem de ordumuzu sırtından vurdular bu hain yerli ve yabancı işbirlikçiler!

DÜNYADA EŞİ BENZERİ GÖRÜLMEDİK CASUSLUK

Ve bu dünyada eşi benzeri görülmedik casusluk tezgahı kurdular, sadece askerin değil ülkenin siyasette, ekonomide ve sanayide en önde isimlerini fişlediler.

Biyografik istihbarat yapıp kayda geçtiler, yabancı istihbarat örgütlerinin eline geçmesine kapı açtılar.

Yine bu konuda Erdoğan haklıydı, bu ihanetin arkasında ABD vardı, doğrudur ancak belki bir nokta eksikti: ABD’nin yanında İsrail de vardı, İngiltere de ama olsun hepsi zaten aynı kapıya çıkıyordu.

Dış mihraklar dediği de doğruydu ancak şu iç mihraklar kimlerdi, işte o hala açığa çıkmış değil! Ama bu da önemli bana sorarsanız, asıl mesele -ABD, İsrail ve İngiltere değil-  bu vakayı tetikleyen iç mihrakların kim olduklarını bilmek!

Şu an için bu belli resim net olarak ortaya çıkmamış gibi görülse de daha gidecek yolumuz var, birlikte göreceğiz, bu coğrafyada hiçbir şey gizli kalmaz…

Öte yanda…

BİR CEMAATTEN BİR GECEDE TERÖR ÖRGÜTÜ

Gerçi yıllardır bu ‘F Tipi’ idi, biliniyordu ama bir gecede ansızın F’den FETÖ’ye geçilmesi karşısında herkes şaşırdı. Bülent Arınç dahi bizzat özel yayın yapıp “bana şimdi ‘sen ne de ahmaksın, neden göremedin bunu’, diyebilirsiniz… Ama sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan da F’nin o gece FETÖ olduğunu anladı, sayın Genelkurmay Başkanı da öyle, onlar da göremedi” diyerek ortalığı daha da bulandırdı ama neyse, tekrar geleceğiz bu konulara, şu bölümü bitirelim.

Bu hain Fetö’nün tezgahıyla hedef alınan kim oldu? Türk Ordusu!

Peki, sırtından başka kim vuruldu? Hem Türk Ordusu hem de Türk Milleti.

Baksanıza 15 Temmuz ihanet darbesi üzerinde bir yılı aşkın zaman geçmiş ama hala askerler gözaltına alınıyor, hala öğretmen, hakim, savcı, memur, işçi, emekli, polis gözaltına alınıyor…

Millet duman, ordu duman!..

Yani?

KOD ERGENEKON’DA YAPAMADIKLARINI FETÖ’YLE YAPTILAR

Yani sadece bu sonuçlara bakarak şunu söyleyebiliriz; Kod Ergenekon’da yarım kalan kumpas kod Fetö ihanetiyle tamamlanmış oldu! Öyle ya birincisinde Türk Ordusu içinde silahlı çete bulunamamıştı ama şimdi var. Birincisinde kanıtlamış cinayet yoktu ama şimdi var ve birincisinde ihanet yoktu ama şimdi ordu içerisinde bir grubun ihaneti de var!

Küçük bir not: Kod Ergenekon davası daha bitmedi, ilk davada verilmiş kararlar ‘suç yok örgüt yok kumpas var’ deyip bozuldu ama hala aynı kişilerin yargılaması sürüyor. Oysaki yargı için bu bir günlük işti bu; ilk davanın bozulma gerekçelerini alıp bir günde tüm askerleri beraat ettirmek mümkündü ama görüyorsunuz işte yapmıyorlar…

Diyeceğim o ki  Kod Ergenekon’da yapılamayanlar şimdi vatan haini yerli ve yabancı işbirlikçilerin tezgahıyla kurulmuş kod Fetö’yle yapıldı ve süreç işliyor…

SONUÇ

Bu mesele ‘darbeyi biliyorlardı da engellemediler meselesi’ değil!

Bu mesele doğrudan doğruya Türk Ordusunu vurmak meseledir!

Ve bu kez Türk Ordusuyla birlikte Türk Milletini de vurdular!

Bu gaflet değil, bu aldanmışlık aldatılmışlık değil, bu başka bir şey…

 

Erdal Sarızeybek

Haberin Videosu