SON DAKİKA
Tümü

Gündem

Anasayfa / Gündem / 2018’DE BAŞIMIZA GELECEKLER…

2018’DE BAŞIMIZA GELECEKLER…

31 Aralık 2017 / Pazar 17:43
Kehanet değil.

SESSİZ KALIRSAK, 2018’DE BAŞIMIZA GELECEKLER

Günümüze tüm bu anlatılanların ışığında bakıldığında, Türkiye’nin Büyük İsrail adıyla ortaya çıkmış bir Sion planıyla İngiliz/ ABD’nin başı çektiği bir Haçlı planın hedefinde olduğunu açıktır. Bu siyaset sahiplerinin güçleri yeterse eğer bölgemiz coğrafyasının sınırlarını değiştirebileceği gerçeği de ortadadır. Akademisyenler bu sini plan Haçlı-Sion ittifakı diyor.

Her iki dünya savaşlarından bir farkı, artık Rusya da bu işin içindedir. Asıl hedef: Anadolu ve Türk varlığıdır.

“HAÇI-SİYON PLANI”

Ve bu plan dört aşamalıdır:

Birincisi: ABD-İsrail yörüngesinde hareket edecek hükümetleri iş başına getirmek,

İkinci aşama: İş başına gelen hükümetler eliyle ve özelleştirme/yabancı sermaye adıyla sahip olunan kaynakların yönetimi ele geçirmek,

Üçüncü aşama: Demokrasi, insan hakları ve özgürlükler denilerek bir olan ulusları etnik ve mezhepsel eksende ayrıştırıp birliği bozmak.

Son aşama: Birliğini kaybederek zayıflamış, kaynaklarını kaybederek yoksullaşmış ve borçlanmış, çocuklarını kaybederek gelecek umudunu yitirmiş, doğrudan iç savaşa tehdidi ile korkutulmuş ve sindirilmiş bir milleti başına gelebilecek her felakete razı etmektir.

Türkiye halen bu son süreci yaşamaktadır.

“BU SİYASET DEĞİŞTİRİLMEZSE, BAŞIMIZA GELECEKLER”

Eğer bu siyaset değiştirilemez ise ülkemizde yaşanılacak olaylar şöyle sıralanacaktır:

“ANAYASA DEĞİŞTİRİLECEK”

‘İleri demokrasi’ adı altında insanlarımız etnik ve dinsel farklılıklar temelinde ayrıştırılması sürecektir. Bunda da hedef Alevi kökenli kardeşlerimiz olacak, onlara sanki yeni haklar tanınıyormuş gibisinden mezheplere vurgu yapılmak suretiyle AKP siyasetinin geri dönülemez bir biçimde kökleşmesi sağlanacaktır. İşte buna teo-strateji diyorlar; insanların inanç biçimleri üzerinde oynayarak bunu siyasi güce dönüştürmek…

Öte yanda…

“ETNİK AYRIŞTIRMA”

PKK terör örgütü üzerinden Kürt kökenli insanlarımızın tıpkı son yüzyıldır yapıldığı gibi Kürt kimliğine vurgu yapılmaya devam edilecek; bu da Kürt sorununu çözmek için değil, aslında bu coğrafyada yaşayan Ermeni, Rum, Nasturi, Keldani, Yezidi, Asuri gibi dinsel ve mehsepsel farklıların öne çıkarılması sağlamak için yapılacaktır.

“SORUN KÜRT DEĞİL, BAŞKASI”

Bu çerçevede, sözde ‘İnsan hakları’ adı altında Kürt etnik kimliği üzerinden ülkemizin bir kısmında ayrı bir devlet yapısı ortaya çıkacaktır ki, zaten KCK anayasası önceden hazırlanmış fiilen de PKK terör örgütü eliyle halen uygulanmaktadır.

Bu noktada amaç; bölgedeki Ermeni çıkarları, onu takip eden diğer Nesturi, Keldani, Asuri gibi küçük grupların çıkarlarını Kürt kimliği altında örtülemek olacaktır. Asıl amaç ise nihayetinde bu kimliklerle Sion-Haçlı ittifakının desteklenmesi olacaktır.

BU NEYE YOLAÇACAKTIR?

Başkanlığa, Başkanlık altında yapılacak yeni düzenlemelerle bir olan Türk Milletinin parça parça birbirinden koparılmasına…

Türk ve Atatürk kavram ve değerlerinin yozlaştırılmasına, bu kavram ve değerlerin anayasadan çıkarılarak Anadolu’daki Türk hakimiyetinin silinmesi, unutturulmasına kadar bu iş gidecektir ki zaten Türkiye bunun işaretlerini yaşıyor.

Dahası…

“MİSYONERLİK”

‘Dinlerarası diyalog’ adı altında Anadolu’nun kapıları Haçlı misyonerliğine açılacaktır. Bunu Anadolu yaşayan Müslümanların Hıristiyanlaştırılmasına kadar sürecektir, belki yüz yıl sonra…

Tüm bunlara uygun olarak, ‘Özel okullar’ yeniden yapılandırılacak, Cumhuriyet değerleri üzerinde yükselmesi gereken milli eğitimden uzaklaşılarak, çocuklarımızın akıl yönetimi ele geçirilecektir.

Amaç, Türk tarih ve kültürüne gelecek nesilleri yabancılaştırmak olacaktır.

“KAPİTÜLASYON”

Bu çerçevede özelleştirmeler sürecektir.

Devletin elinde millete ait hiçbir kaynak kalmayacak, bu kaynakların satışı ve %51 hisse devri yoluyla yönetimi Sion-Haçlı ittifakını yönetenlerin eline geçecektir. Bankaların yabancılara satışı ve kredi kartları eliyle halkı boğazına kadar borçlandırma işleri sürecektir.

Devamında… Millet git gide fakirleştirilecek ta ki sesi soluğu çıkmaz oluncaya kadar…

“AMAÇ: ORDU-MİLLET GÜCÜNÜ ETKİSİZLEŞTİRMEK”

15 Temmuz darbe teşebbüsüne de bu çerçevede bakılmalıdır.

Bu vakanın hedefinde hükümet değil, Türk Milleti ve Türk Ordusu vardır.

Belki de asıl amaç budur; baştan beri anlatılan Sion-Haçlı küresel projesine karşı çıkabilecek bu gücü etkisizleştirmektir!

Şimdi bu sayılanlara Kıbrıs’ta Rumlar, Irak’ta Barzani, Kafkas’ta Ermeniler, Ege’de Yunanlıların tarihten gelen emelleri de eklenmelidir.

Bu bir kehanet değildir. Tarihten ders çıkarıp geleceğe bakabilmek ve geleceği görebilmektir.

Ve şuan gidişat budur.

Eğer ki Türkiye bu siyasetini değiştirmez ise, başımıza gelecekler bunlardır; kimliksiz, tarihsiz, kültürsüz,  yoksul, borçlu, kaynakları elinden alınmış, çocukları elinden alınmış yok oluşa doğru sürüklenen bir ulus!..

BU TÜRK MİLLETİNİN KADERİ DEĞİLDİR!..

 

Erdal Sarızeybek

Etiketler:,

Haberin Videosu